NASIL YAŞANIR?
MUTSUZLUK VE HUZURSUZLUK
İnsan psikolojisinde ve iç dünyasın duyguların önemli bir yeri vardır. Duygular, ilk ve en ilkel kendimizi ifade etme biçimidir. Doğarken ağlarız ve ilişkilerimizde ve dünyamızdaki ikinci duygu da memnunluk ve gülümsemedir.
UMUTSUZLUK VE DEPRESYON
Umutsuzluğun yer aldığı en önemli psikolojik bozukluklardan birisi depresyondur. Birçok depresif kişi tedaviye mutsuzluk ve umutsuzluk yakınması ile başvurur. Yapılan araştırmalar, depresif hastaların %78'den fazlasının geleceğe olumsuz baktığını belirtmiştir. Umutsuzluğa eşlik eden diğer bulgular ise değersizlik, çaresizlik, mutsuzluk, kararsızlık, eyleme geçememe, işlerini sürdürememe ve suçluluk duygularıdır.
YA EŞİNİZ DEPRESYONDAYSA?
‘Depresyon’ günümüzde herkes tarafından bilinen ve kullanılan bir tabir haline gelmiştir. Kişilerin çökkün ruh haline sahip olması ve bu halin süregelen yapıda olması depresyonu düşündürmektedir.
TEDAVİSİ
DEPRESYONU YENMEK İÇİN NELER YAPABİLİRSİNİZ?
Depresyon anlık olarak yaşanan duygusal içe çekilmeden çok daha fazlasını ifade etmektedir ve bireyin kendi başına tedavi edemeyeceği bir bozukluktur. Bu süreçte profesyonel destek almak önemlidir fakat bu desteğin yanı sıra ek tedavi olarak kişinin yapması gereken ve yaptığında kendisini daha iyi hissedeceği bazı önemli noktalar vardır.
MAJÖR DEPRESYONUN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ
Majör depresyonun ana belirtileri çaresizlik, umutsuzluk, mutsuzluk ve isteksizlik hissetmektir.
EĞER DEPRESYON TEDAVİ EDİLMEZSE...
Depresyon tedavi edilmediği takdirde sosyal, bireysel ve aile içi problemlere sebep olabilir.
YAS VE KAYIPLAR
YAS VE DEPRESYON
Depresyonun yas ile derinden bir ilişkisi vardır. Sigmund Freud, normal yas sürecini depresyonla karşılaştırmıştır. Yas, sevilen kişinin ya da nesnenin kaybına ya da kaybedilme tehlikesine karşı tepkisi olarak tanımlanabilir.
YAŞAMIN İÇİNDEKİ YAS
Yas; kişi için önemli olan, sevilen, değer verilen birinin kaybına verilen tepkidir ve tüm geçmiş kayıpları da canlandırır.
YAS TUTMAYI ZORLAŞTIRAN ETKENLER
Bazı durumlarda kişinin yas tutma yetisi bozulur. Birincisi kişinin ruhsal yapısıdır. İkincisi kaybedilen kişi ile o yaşarken kurulmuş olan ilişkinin doğasıdır. Üçüncüsü kaybın yaşandığı biçimdir...