YAŞAM (diğer yazılar...)
KADINLIĞIN PSİKOLOJİK TEMELLERİ
Kadınlardaki temel kadınlık, kimliklerinin değişmez bir parçasıdır. Hormonlar, ebeveynin tutumu ve anneyle olan erken dönemlerdeki özdeşleşme kız bebeğin kadın olma yolunda attığı ilk adımlardır.
DOĞUM SONRASI DEPRESYON
Doğum sonrası depresyonun belirtileri annelik hüznü tablosuna oranla daha şiddetlidir. Özkıyım düşünceleri olabilir. Birçok kadın mutlu olmalarının gerektiğine inandıkları bir dönemde depresif duygular taşıdıklarından suçluluk duyar ve belirtilerini saklar.
GEBELİK DÖNEMİNDE OLUŞABİLECEK PSİKOLOJİK DEĞİŞİMLER
Gebelik döneminde fiziksel değişimlerle birlikte psikolojik değişimler de yaşanmaktadır. Birçok hamile kadının yaşadığı psikolojik değişiklikler, aynı zamanda yoğun bir stresin oluşumuna da neden olur.
MENAPOZDA GÖRÜLEN PSİKOLOJİK DEĞİŞİKLİKLER
Bu dönemde kadın, fiziksel, ruhsal ve toplumsal açıdan değişiklikler yaşar. Orta yaş döneminin sonuyla menopoz örtüşür. Menopoz uyum sağlanması gereken gelişimsel bir kriz olmasına karşın, normal bir süreç olarak görülmelidir.
BEBEK SAHİBİ OLAMAYANLARIN YAŞADIĞI PSİKOLOJİK SORUNLAR
Ruh isteyemiyorsa beden üretemez.
Kısırlık (infertilite) ya da çocuk sahibi olamama hali insanın kolay kabullenemeyeceği bir durumdur. Çünkü soyun sürmesi arzusunun içgüdüsel kökleri vardır ve bebek sahibi olmak yaşamdaki önemli amaçlardan ve mutluluk kaynaklarından birisidir.
ADET ÖNCESİ SENDROMUNUN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Adet öncesi sendromu, kadın ve genç kızların adet (regl) dönemine yaklaşırken yaşadıkları işlevselliklerini olumsuz yönde etkileyen fiziksel ve ruhsal belirtilerin oluşturduğu bir tablodur. Belirtiler adetden 7-10 gün önce başlar ve adet döneminin başlamasıyla sona erer.
BELİRSİZLİK VE SIKINTILAR
Belirsizlik, huzursuzluklar ve ruhsal sorunlar yaratabilecek bir durumdur. İster çocuk ister yetişkin olsun her insan, yaşamında güven hissedebileceği bir belirlilik içinde yaşamak ister. Belirlilik; yer, zaman ve ilişkiler yoluyla elde edilir. İnsan belirli bir aile içinde doğmak ve büyümek hakkına sahiptir.
GÜVEN TEMELDİR
Güven karşı taraftan bir tehlike, huzursuzluk ya da hayal kırıklığı yaratacak bir davranış gelmeyeceğine inanılmasıdır. Psikanalistler insanın ruhsal gelişiminde “temel güvenin” yaşamın en başına oluştuğunu saptamışlardır.
İNSAN NEDEN KENDİ KENDİNE KONUŞUR?
Herhangi bir psikiyatrik sorunla bağlantılı olmayacak bir biçimde kendi kendine konuşmanın insan psikolojisinde önemli bir yeri vardır. Öncelikle çocuklar erişkinlerden daha çok kendi kendine konuşurlar.
KUTLAMALARIN SICAKLIĞI
Bir olayı, bir başarıyı, güzel bir anı kutlamak insan ilişkilerini pekiştiren, sıcaklığı arttıran bir olanaktır. Her kutlamanın kendine özgü bir etkisi, bir anlamı ve bir içeriği vardır.
BEBEKLER NEDEN "HAYIR" DERLER?
“Hayır” kelimesinin insan karakterinin gelişiminde önemli bir yeri vardır. Bebek, bir kişi olarak kendini göstermeye başladığında “hayır” ile ilişkilerini, sınırlarını ve tavrını belirler. Ne istemediğini, ne olmadığını, neyi sevmediğini, neyin zararlı olduğunu bildikçe büyür, olgunlaşır.
YARATICILIK, YIKICILIK VE BOYUN EĞME
Dünyaya, çevresine ve kendisine karşı insanın tutumunu üç başlık altında toplanabilir: yaratıcılık, yıkıcılık ve boyun eğme.